Üniversite yıllarında okuldan çıkıp, Beyazıt’taki Çınaraltı kahvesinde çay içtikten sonra Hüseyin Avni Dede’nin önüne serdiği kitaplara göz ucuyla bakıp Sahaflar Çarşısı’ndaki yabancı fotoğraf dergilerinin eski sayılarını karıştırmaya koşardık. Neye niyet neye kısmet, henüz almamış olduğumuz Sol yayınlarından şahane indirime girmiş bir kitap denk düşerse, fotoğraf dergisini değil de tartışmalarda arkadaşlarımızın yüzüne boş boş bakmayalım diye öncelikli olarak indirimdeki o kitabı alırdık. Sahaflar Çarşısı’ndan bir kitap ya da dergi almak tam bir neşelenme gerekçesiydi; güle oynaya Kapalı Çarşı’ya dalar, çarşının Nuruosmaniye kapısını kullanarak Cağaloğlu’na varır, buradaki gazete binalarına toy bir heyecanla baka baka Bab-ı Ali Caddesi’nden aşağıya yine kitapçı vitrinlerinde epey oyalanarak Sirkeci’ye iner, fotoğraf makinesi satan dükkânlardaki satıcıları sorularımızla hayata küstürüp Eminönü’ne ulaşırdık. Bu rutinin bir defasında Eminönü’ndeki ‘sebze hali’nde bir kare fotoğraf çekm...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuzu, etik ve yasal sorun oluşturmadığı takdirde birkaç gün içinde onaylanıp yayınlayacağım. Katkınız için teşekkür ediyorum.