Kayıtlar

“YÖK’e İhtar” Boykotu - 1990

Resim
12 Eylül faşizminin artığı olan kurumlardan YÖK’ün kuruluşunun 45. yıldönümü yaklaşırken bugün 1990 yılından bir YÖK boykotu fotoğrafı paylaşmak istedim. Marmara Üniversitesi kampüsünde 1 Kasım günü “YÖK’e ihtar” diyerek dersleri boykot eden öğrenciler okul bahçesinde halaylar çekmiş, konuşmalar yapmıştı. Aynı gün Türkiye’nin birçok üniversitesinde YÖK’ü, paralı eğitimi ve emperyalist savaşları protesto eylemleri düzenlenmişti. Fotoğraf: Yücel Tunca – İstanbul, 1 Kasım 1990  

Behice Boran’ı Uğurlamak… - 1987

Resim
  Türkiye sol hareketinin unutulmaz önderlerinden, dönemin Türkiye İşçi Partisi’nin son genel başkanı, sosyolog Behice Boran, 39 yıl önce 10 Ekim 1987’de Brüksel’de hayatını kaybetmiş, cenazesi töreni 18 Ekim’de İstanbul’da yapılmıştı. 8 Ekim 1987’de Brüksel’de Türkiye Komünist Partisi ile Türkiye İşçi Partisi’nin birleşme kararı almasından iki gün sonra hayata gözlerini yuman Behice Boran’ın İstanbul’daki cenazesine on binlerce yoldaşı katılmış; Şişli camiinden başlayan büyük yürüyüş Zincirlikuyu mezarlığına kadar devam etmişti. Cenazeye katılan kitlenin attığı sloganları gerekçe gösteren polis Mecidiyeköy civarında birkaç kez provakasyon amaçlı müdahalede bulunduysa da kalabalık dağılmadan, eksilmeden Zincirlikuyu’ya kadar Behice Boran’a eşlik etmişti. Boran’ın anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Fotoğraflar: Yücel Tunca – İstanbul, 18 Ekim 1987

Saçları Saman Sarısı, Gözleri Mavi Vera Tulyakova - 1990

Resim
1990 Kasım’ının ilk günleri… Kalbim yerinden çıkacakmış gibi bir hisle İstanbul, Florya yakınlarındaki Basınköy’e doğru gidiyorum. Birazdan çalacağım kapıyı muhtemelen Yaşar Kemal açacak. Yanılmışım, kapıya daha yakın olduğu için Ataol Behramoğlu açıyor. Kendimi tanıtıp selamlaşırken omzunun üstünden onu görüyorum. Saçları saman sarısı, gözleri mavi… Vera Tulyakova tam karşımda. Yaşar Kemal ve Tilda Kemal ile ayakta sohbet ediyor. Vera ile tokalaşırken titrediğim anlaşılmasın diye dua ediyorum. Neredeyse iki gün boyunca Vera’nın peşinde olacağım; anlattıklarını, en önemlisi de Nazım hakkında söyleyeceklerini dinleyeceğim, fotoğraflar çekeceğim. Fotoğraflarım Füsun Erbulak’ın yazısıyla birlikte Güneş gazetesinde tefrika edilecek. Vera Tulyakova, kendisinin kaleme aldığı, Ataol Behramoğlu’nun Türkçe’ye çevirdiği “Nazım’la Söyleşi” adlı kitabının tanıtımı için Türkiye’de. Yanlış hatırlamıyorsam ilk gelişi ve bu yüzden de o da çok heyecanlı, çok duygusal. İlk gün Tilda ve Yaşar Kemal’in ev...

30 Yıl Önce Dün İstanbul Saydam Günleri Başlamıştı– 1996-2005

Resim
Bazılarınız hatırlayacaktır: İstanbul Saydam Günleri adında şahane bir fotoğraf festivalimiz vardı bir vakitler. Dün yani 12 Ekim, Piya Kültürevi’nde doğup Fotoğraf Vakfı içinde on yıl boyunca sürdürdüğümüz İstanbul Saydam Günleri’nin birincisinin başlangıç günüydü. 30 yılı geride bırakmışız. Arşiv Kazısı’ndan çıkan üç fotoğrafla o günleri şöyle bir hatırlayalım istedim. 1996’dan 2005’e kadar yüzlerce fotoğrafçı arkadaşımızın, dostumuzun katılımıyla, emeğiyle yapılan etkinliklerde hem stresli hem tartışmalı hem de çok eğlenceli günler geçirmiştik. Başta Fethi İzan ve Mehtap Yücel’in fikir ortaklığıyla başlattığımız sürece, isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz çok sayıda kıymetli dostumuz dahil olmuştu. İlk festivali Beyoğlu’ndaki, İfsak, Fotoğrafevi, Evrensel Kültür, Çağdaş Gazeteciler Der. ve bir iki yıl sonra organizasyonu sansürlemeye kalkışana kadar Aksanat salonlarında yapmıştık. 83 fotoğrafçının hazırladığı 60 dia gösterisi 12-20 Ekim tarihleri arasında 6 bin kişi tarafından izl...

Yeşil Barış Derneği Ödül Töreni – 1989

Resim
  Seksenlerin sonlarında yapılan bir ödül törenine gidiyoruz bugün. Yeşil Barış Derneği’nin her yıl vermeyi hedeflediği ödüllerin kaçıncısıydı bu çektiğim, bilemiyorum. 89 yılında sanatçı Feyza Tolga’nın yaptığı ödül heykelcikleri, Türk-Yunan Dostluk Derneği başkanı Rona Aybay’a, avukat Rasim Öz’e, 2000’e Doğru dergisi yazı işleri müdürü Tunca Aslan’a, Limon dergisi çizerlerinden Tuncay Akgün’e ve gazeteci Engin Ardıç’a verilmişti. Fotoğraflar: Yücel Tunca – İstanbul, 5 Haziran 1989

Sultanahmet’te Yeşillerin Protestosu – 1989

Resim
  Yine “Yeşiller Derneği” konu başlıklı arşiv zarflarından birini açıyorum bugün. Açıklama kısmında “Yeşiller’in Sultanahmet’te Güneydoğu’daki olayları protestosu” yazıyor. Tarih ise tamı tamına 37 yıl önce bugünü, 2 Ekim 1989’u gösteriyor. Eylem, fotoğraflarda görüldüğü kadarıyla epey dikkat çekici sanatsal bir performans biçiminde yapılmış. Eylemi hatırlayanlar, fotoğraftakileri tanıyanlar bilgiyi hepimizle paylaşırsa ne iyi olur… Fotoğraflar: Yücel Tunca – Sultanahmet, İstanbul, 2 Ekim 1989

Yeşiller Eylemde – 1989

Resim
  Yeşil hareketin ilk eylemlerinin gerçekleştiği 1980’lerin sonlarında “Zehirlenmek İstemiyoruz” dövizleriyle, sebzelerin önünde poz vererek ve bir yürüyüş yaparak tepkilerini ortaya koyan bir grup çevre aktivistinin fotoğraflarını paylaşıyorum. Arşiv zarfının üzerinde “Yeşiller Derneği eylemi” yazısı dışında bir kayıt yok maalesef. Tanıyan, hatırlayan, süreci bilenler hafızamızı tazelerse ne iyi olur. Bu haftayı seksenlerin sonlarındaki yeşil harekete ayırdım. Bu çerçevede başka eylem ve fotoğraflar da paylaşacağım. Not: Fotoğrafların bazısında arka planda görülen işyerinin BAGFAŞ olduğu anlaşılıyor. Bu firma yani Bandırma Gübre Fabrikaları AŞ, 1969’da kurulmuş. Kimyasal gübreden tutun da fosforik, sülfirik ve nitrik asite kadar geniş bir yelpazede tarım ve çeşitli endüstrilerde kullanılan kirletici kimyasalların üretimini yapıyor. Bu üretimi yaparken de çevreye ciddi zararlar verdiğine ilişkin haberlere rastlanıyor. Üstelik bu haberler günümüze kadar geliyor. Yakın zamanda şirke...

“Sultanahmet Şimdi Özgür” - 1992

Resim
“Sultanahmet Şimdi Özgür” - 1992 Önceki gün Sultanahmet Cezaevi’nin 1990 yılında çektiğim siyah beyaz fotoğraflarını yayınlamıştım. Bugün de 1992 yılında renkli dia pozitif film ile çektiğim birkaç kareyi paylaşıyorum. 1990 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilen cezaevi 1996’da otel haline getirilene kadar zaman zaman farklı maksatlarla kullanılmıştı. Film çeken de oldu, sergi açan da, açık hava sineması düzenleyenler de… Benim fotoğrafladığım gün ve o günlerde, pankart ve afişlerden de anlaşıldığı üzere Eminönü Belediyesi tarafından, Ankara Birlik Tiyatrosu, Anadolu Sanat Merkezi ve Eminönü Halkevi’nin katkılarıyla bir kültür etkinlikleri dizisi yapılmaktaymış mekânda. Avluda açık hava sineması, iç kısımlarda da Yusuf Murat Şen’in “Mekâna Özgü” başlıklı sergisi varmış. Cezaevinin fotoğraflarını paylaşmaya karar verdiğim sırada büyük bir tesadüf eseri, sevgili dostum Önder Kızılkaya, İzmir’deki Nazım sergisini gezerken, Nazım’ın Sultanahmet Cezaevi’ndeki fotoğrafını görüp paylaşmıştı. ...

Sultanahmet Cezaevi: “Demir taş küf yosun”* - 1990

Resim
Deniz Gezmiş’ten Mehmet Ali Aybar’a, Nazım Hikmet’ten Can Yücel’e, Yılmaz Güney’den Aziz Nesin’e binlerce insanın demir kapı kör pencere arkasına hapsedildiği bir cezaevinin içine gireceğiz bugün. Aslında isterseniz şimdi siz de hemen gidip içeri girebilirsiniz ama aynı şey olmayacak kuşkusuz. Çünkü bir otelin koridorlarında, odalarında ve bahçesinde dolaşıyor olacaksınız. Ne küflü duvarlarla, ne sübyan koğuşunun puslu karanlığıyla, ne de susuz hamamın içine hapsolmuş yüz yıllık yankılarla baş başa kalamayacaksınız. O yüzden gelin, korkunç bir siyasi kararla otele dönüştürülen Sultanahmet Cezaevi’nin son kez kapatılışından dört yıl sonraya, 1990’daki haline götüreyim sizi. Hatta bir iki gün sonra da 1992’deki halini gezelim beraber. Sokak dergisinden sevgili arkadaşım, gazeteci yazar Esmahan Akyol (serinin son fotoğrafında) ile beraber girdiğimiz, 1986’dan beri kapalı olan Sultanahmet Cezaevi o günlerde Kültür Bakanlığı’na devredilmek üzereydi. Cezaevinin önündeki yol boyunca kâhyalık ...