Basın Emekçileri Valiliğe Yürüyor - 1989
Gazete gazetesinden Sami Başaran ve Ahmet Altınkaya’dan sadece bir hafta sonra bu kez Kamil Başaran vurulunca Bâb-ı Âli’deki basın emekçilerinin sabrı taşmış, bu cinayetlerin önünü alamayan başta vali olmak üzere emniyet yetkilileri protesto edilmeye başlandı. Sistemsel bir çözülmeden kaynaklanan ve hatta bizzat sistemin kendisinin üretimi olan bu cinayetlerin yeni bir dönemin başlangıç noktası olduğunu henüz çok az kişi biliyordu.
7 Kasım’da mafyatik aşiret lideri Cemal Sincar, Sami Başaran
ve Ahmet Altınkaya’yı vurmuştu. Sami Başaran ölürken Altınkaya saldırıyı ağır
yaralı atlatmıştı. 14 Kasım’da ise bu kez Galata Köprüsü altındaki
lokantacılardan biri olan Hakkı Morgül, Gazete gazetesini basarak Kamil Başaran’ı
vurmuştu. Dört ay kadar komada kalan Kamil Başaran 28 Şubat 1990’da hayatını
kaybedecekti. Bundan sadece bir hafta sonra da gazeteci Çetin Emeç kontrgerilla
tarafından düzenlenen bir suikaste kurban gidecek, memleketin bitmek bilmeyen karanlık
çağlarından yeni bir tanesi daha başlayacaktı.
İşte bu on yıllık şiddet dalgasının ilk yılında Gazete
gazetesi emekçilerine yönelik gerçekleşen saldırılar gazetecileri bir kez daha
sokağa dökmüştü. Bundan önce 1 Mayıs 1989’da polis tarafından öldürülen genç
işçi Mehmet Akif Dalcı’nın cenazesinde polisin, törene katılanların yanı sıra
gazetecilere de ölümcül bir şiddetle saldırması basın emekçileri arasında
infial yaratmış, gazeteciler İstanbul Valiliği’ne yürüyerek polis şiddetini
protesto etmişti. Aradan altı ay geçtikten sonra gazeteciler bu kez öldürülen,
ağır yaralanan arkadaşları, meslektaşları için yine Cağaloğlu’ndaki gazete
binalarından çıkıp kol kola girerek, pankart ve sloganlarla yine İstanbul
Valiliği’ne yürüyordu.
Polis engelini aşarak Valiliğin demir parmaklıklarına pankartları
asan gazeteciler adına Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nezih Demirkent’in yaptığı
konuşma sonrasında yokuştan yukarıya, gazete binalarına doğru yeniden yürüyüşe
geçen gazetecilerin öfkesi o gün, kendilerini çok yakından videoya çekerek
taciz eden bir polis kameramanına patlayacak, memur valiliğe kadar
kovalanacaktı.
Fotoğraflar: Yücel Tunca – Cağaloğlu, İstanbul, 14 Kasım
1989
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuzu, etik ve yasal sorun oluşturmadığı takdirde birkaç gün içinde onaylanıp yayınlayacağım. Katkınız için teşekkür ediyorum.